Güzellik Kavramı

Güzellik Kavramı

Güzellik dediğimizde aklımıza gelen ilk tanım genellikle dış görünüşümüzle alakalıdır. Anaokulu itibarı ile bize gösterilen ve öğretilen güzellikler somut kavramlar olmuştur. Elle tutulabilen, gözle görülebilen şeyler için güzel veya çirkin diyebileceğimiz öğretilmiştir. Peki bu güzellik veya çirkinlik kavramları için görecelidir diyebilir miyiz?

Kişiden kişiye değişen bu kavramlar ve anlamları daha detaylı inceleyecek olursak uçsuz bucaksız bir kavram olduğunu fark edebilirsiniz. Güzellik kavramı her şey için kullanılabilir. Evet, aklınıza gelebilecek her şey!

Bildiğimiz üzere yunan mitolojisinde güzellik tanrıçası olarak bilinen Afrodit, güzelliği ve aşkı simgeliyor. Bunlar üzerine yazılan ve söylenen birçok efsane günümüze kadar gelmiştir. Felsefe derslerinde özellikle anlatılan , işlenen bu konular belki gerçek haliyle belki değişerek süregelmiştir. Güzellik kavramının tarihi ve günümüzdeki hali bu yüzden farklı bir şekle girmiş olabilir. İç güzellik yerine dış güzelliğe önem verilme sebebi bile aslında anlatılan bu büyü dolu, efsanevi güzelliklerden ötürü bilinçaltımıza yerleşmiştir. Güzellik ne gibi durumlarda ortaya çıkabilir işte şöyle bir bakalım…

Güzelliğe zemin hazırlayacak öyle çok durum var ki siz bile inanamazsınız. Çevremizde, hayatımızda, kendimizde görebileceğimiz öyle çok güzellik var… Yeter ki siz görmek, bilmek, duymak isteyin. Çelik zırhınızı üzerinizden çıkarın ve kendinizi güzel olan her şeye açın. Çünkü ancak güzel gözlerle bakan, güzel gözlerle karşılaşır. İnsanlar sizin yansımanızdır. Önce kendi dünyamızı güzelleştirelim, sonra içimizdeki güzelliği dışarı saçalım.. Bazen tek bir söz bazen de ufak bir gülümseme ile hepsi mümkün.

Beğendiğimiz ve gözümüze güzel gelen şeyler için bir etek, pantolon bile örnek gösterilebilir. Kimi insan kendini etekle güzel hisseder, kimi pantolonla… Kişisel zevkler tartışılmaz sadece onlara saygı duyulur. Giyim konusunda da insanın kendine yakışanı giymesi her zaman kazanır. Bırakın modayı, onu, bunu… Kendi vücudunuza göre ve neyin içinde rahat ettiğinize göre giyinin. 🙂 Siz her halinizle güzelsiniz.

Kıyafetler, eşyalar, insanlar ve daha birçok varlık için güzellik söz konusudur. Başta söylediğim gibi bu kavram ucu açık bir kavramdır. Nereye çekseniz gelebilir. Eşyalar için de güzel veya çirkin diyebiliriz. Gözümüze hitap edip etmemesi önemlidir. Koltuk, sandalye, masa gibi eşyalar evimizin dekorunda büyük öneme sahiptir. Hemen hemen herkesin evinde bulunan bu eşyalar, herkesin kendi zevkine ve aklındaki güzellik kavramına göre seçilmiştir. Bu yüzden genellikle ev dekorasyonlarımız birbirinden oldukça farklıdır.

Kişiler de birbirlerinden farklıdır. Zaten tam da bu yüzden güzel, çirkin, iyi veya kötü diye ayırırlar. Bu ayrım istemsiz oluşur çünkü temelde var olan içgüdüden gelir. Bakarak bunun kararını verebilirmişiz gibi… İnsanlar eş seçiminde bile bazen böyle hatalara düşebiliyor. Sırf güzel veya yakışıklı diye bir insanı hayatınıza alıp ömrünüzü geçirmeyi düşünmeyin derim. Klasik olacak ama, önce iç güzellik diye boşuna demiyorlar…

Son olarak gözle görebildiğimiz güzellikler dışında, iç güzellik konusuna değinmeden edemeyeceğim. Karakter, iyi huy, sakinlik, tatlı dil, sabır ve huzur kelimelerini içinde barındıran bir insanın güzelliğini görmek için dışarıdan bakmanın yeterli olmayacağını hepimiz biliyoruz. Dışı mı güzel olsun, içi mi ya  da ikisi birden…Hangisi daha çekici gelir bilmem ama eş, arkadaş ve kendi benliğimiz için umarım her anlamda güzelliklerle dolarız. Güzel düşünün, güzel olsun. 🙂

billgi

billgi